Gıda Güvenliği Kuruluşu, eylemcilerin aspartam hakkındaki görüşlerine karşı çıkmaktadır.

Yeni Zelanda Gıda Güvenliği Kuruluşu (NZFSA), anti aspartam kampanyalarında iddia edilen tatlandırıcı ile ilgili anektod tarzı iddiaların gerçek bulgularla desteklenmediğini belirtmektedir.

NZFSA Başkanı Dr. Andrew McKenzie, “Medyada geniş olarak yer alan öne sürülen bu iddialar kamuoyuna büyük zarar vermektedir” demektedir. “Aspartam dünyada üzerinde en çok araştırma yapılan maddelerden biridir ve Günlük Kabul Edilebilir Alım Miktarı (ADI) en büyük olan katkı maddelerinden (40 mg / kg-vücut ağırlığı) biri olmayı sürdürmektedir.

"şeker hastalığı ve obezite gibi çok daha ciddi sağlık sorunları ile uğraşan kişiler için, sahte bilimi kullanarak, şekerin kanıtlanmış, güvenli alternatifi üstünde şüphe oluşturulması oldukça hayal kırıcıdır.

"Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve Ilaç Yönetimine attıkları bu iftiralar bir yana bırakılsa bile, bu eylemciler, Ingiltere Gıda Standartları Yönetimi ve Avrupa Gıda Güvenliği Yönetimi gibi diğer gıda güvenliği kuruluşları gibi aspartamın kullanımının devam etmesine izin veren kararlar alan kuruluşların kararlarını nasıl açıklayabilirler? Doğrusu şudur; gerçek bilim aspartamın çok güvenli bir madde olduğunu göstermiştir. Bunun aksini iddia eden çalışmalar, önde gelen gıda güvenliği yetkilileri ve kuruluşları tarafından reddedilmiştir.

"Bazı kişilerin iddia ettiği gibi aspartamın bir çok soruna yol açtığını gösteren ve şimdiye kadar bilinmeyen reddedilemeyecek bir bulgu varsa, bu kişiler gerçekten halk sağlığına önem veriyorlarsa, bu bulguyu incelenmek üzere kamuoyuna açıklamalıdırlar.

NZFSA, herhangi bir gıda güvenliği konusunda yapacağı gibi, aspartam ile ilgili kabul edilebilir herhangi yeni bir bilimsel bulguyu tabi ki inceleyecektir. Fakat bu eylemcilerin yaptığı gibi, toplantılar düzenlemek ve demeçler vermek, inkar edilemez bilimsel bulgu olarak kabul edilemez."

NZFSA’nın birinci toksikoloji uzmanı John Reeve (uluslararası uzman konsültasyonluğu hizmeti dahil olmak üzere toksikolojide 30 yıllık tecrübesi vardır), bu iddialarda bulunan kişilerin sahip oldukları bilimsel yeterliliklerini göstermeleri gerektiğini söylemektedir.

"Doğru düşünen her birey şunu sormalıdır, 'bu kişinin, bulgularla desteklenmiş söyleyecek bir şeyi var mıdır?” ve “bu iddialarda bulunmak için bilimsel yeterlilikleri var mıdır?”

"Toksilojik veri çok karmaşıktır ve dikkatli bir yorumlamaya ihtiyaç duyar" Tüm yaşam bilimlerinde olduğu gibi, yanlış pozitif ve yanlış negatif veriler, yaşamın gerçekleridir ve bu gibi çalışmalardan elde edilen verilerin yorumlanması için uzmanlık gerekmektedir. Aşırı basitleştirilmiş yorumlar yanlış sonuçlara yol açmaktadır.

"Bu türden önemli bir örnek ise, aspartamın kansere neden olduğunu gösterdiği iddia edilen, fareler üzerinde yapılmış son Italyan araştırmalarıdır. Bu araştırmalar öyle bir şekilde yapılmıştır ki, aspartamın toksitesisi veya farelerin beslenmesinde bulunan başka bir şey hakkında herhangi bir bilgi verebilirdi. Deneyde kullanılan hayvanların doğal yollardan ölünceye kadar yaşamalarına izin verilmiştir. Tüm araştırmanın gösterdiği ise, kaçınılmaz olarak ölüme yol açan yaşlanmanın sonucu olarak hayvanların öldüğüdür.

"Aslında, araştırma sonuçlarından çıkarılabilecek tek bir şey vardır, o da aspartamın güvenli gözüktüğüdür çünkü çalışmalar göstermiştir ki günlük dozlarının 100 katından fazla tüketmelerine rağmen, aspartamla beslenen fareler (hatta çok yüksek dozlarda), aspartamla beslenmeyen fareler kadar (belki daha fazla) yaşamışlardır. Aspartam iddia edildiği kadar korkunç toksik bir madde ise, aspartam alan farelerin yaşam sürelerinin kısalmasını beklemek mantıklı olurdu. Araştırmacıların çıkardıkları sonuçlar, açıkça kendi verileri tarafından desteklenmemektedir.

Dr McKenzie, aspartam karşıtı kampanyalar ve bunların medyada yer almasının riskli durumdaki bazı insanlar için sağlık sorunları yaratmasından endişe etmektedir.

“şekerin güvenli bir alternatifi olan aspartam hakkındaki temelsiz şüpheleri oluşturmak, şeker hastalığı, obezite ve buna benzer durumda olan bir çok kişinin çok fazla şeker tüketmeye başlamasına neden olabilir ki bu da hayati tehlikeye yol açabilir.

Aspartam içeren gıdalardan kaçınmak isteyen herhangi bir kişi, gıda etiketinden aspartamın varlığını bilebilir. Tüketiciler bilgi alarak seçimlerini yapabilirler çünkü gıda üreticilerinin, gıda katkılarını ve tatlandırıcılar dahil olmak üzere diğer gıda bileşenlerini etiketlerinde yazmaları zorunludur.

3 Ağustos 2007